2024-2025 Eğitim-Öğretim Yarıyılı Bahar Dönemi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Seminerleri, Siyaset Düşüncesi Serisinin ikincisi, 16 Nisan 2025 Çarşamba günü Siyasal Bilgiler Fakültesi 7. Katta yer alan Toplantı Salonu’nda saat 17.00’da gerçekleştirildi. Bu kapsamda bölümümüz öğretim üyelerinden Prof. Dr. Michelangelo GUIDA "Islamist Political Thought in Turkey" başlıklı bir seminer sundu.
Guida konuşmasında, Türkiye’de İslamcı ve muhafazakâr düşüncenin gelişimini son kitabı çerçevesinde değerlendirdi. Konuşmasına, geleneksel siyasi düşünce tarihi çalışmalarının çoğunlukla düşünürlerin hayat hikâyelerine ve bireysel eserlerine odaklandığını belirterek başladı. Öte yandan kendi yaklaşımında ise düşüncelerin oluşum ve dönüşüm süreçlerine ağırlık verdiğini ifade etti. Bu bağlamda Guida, “Bu kitapta Türkiye’deki İslamcılık ve muhafazakârlık düşüncesini birey odaklı değil, fikirlerin bağlamsal gelişimi üzerinden ele aldım” dedi.
Konuşmasının devamında, eserinde Cambridge School ile özdeşleşen metodolojiyi kullandığını aktaran Guida, bu yöntemin temel unsurlarından birinin bağlam olduğunu vurguladı. Türkiye bağlamında İslamcılığın, sömürgecilik ve modernleşmeye karşı ortaya çıkan tepkisel bir ideoloji olarak şekillendiğini belirtti. Guida, Namık Kemal başta olmak üzere dönemin düşünürlerinin, İslam’ın ilerlemeye engel olduğu yönündeki söylemlere karşı İslamcı bir perspektif geliştirdiklerini ifade etti.
Dilin siyasi düşünce açısından taşıdığı öneme de değinen Guida, İslamcılık düşüncesinin kurucu figürlerinin Türkçe’yi kullanarak siyasi kavramları yeniden tanımladıklarını belirtti. Bu süreçte kavramların anlamlarında yaşanan dönüşümlerin dikkat çekici olduğunu söyleyen Guida, özellikle “millet” kavramının zaman içinde kazandığı farklı anlamlara dikkat çekti.
Guida ayrıca, düşünürlerin fikirlerini ilettikleri türlerin de metodolojik açıdan önemli olduğunu vurguladı. İslamcı ideolojinin kurucularının gazetecilik ve edebiyat gibi Batı menşeli araçları benimsediğini belirten Guida, ilerleyen dönemlerde bu ideolojinin özellikle gazete yazıları üzerinden geliştiğini, ancak bu kısa metinlerin düşünsel derinliği sınırlandırdığını ifade etti.
Etkinlik, soru-cevap kısmı ile son buldu.