SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ

Siyaset Düşüncesi Serisinin İlk Semineri Gerçekleştirildi

20.12.2024

2024-2025 Eğitim-Öğretim Yarıyılı Güz Dönemi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Seminerleri, Siyaset Düşüncesi Serisinin ilki, 18 Aralık 2024 Çarşamba günü Siyasal Bilgiler Fakültesi 7. Katta yer alan Toplantı Salonu’nda saat 17.00’da gerçekleştirildi. Bu kapsamda Dr. Banu TURNAOĞLU AÇAN "Türkiye'de Cumhuriyetçilik: Vizyonlar, Hayaller ve Bir Siyasi Gerçekliğin İnşası" başlıklı bir seminer sundu.

Turnaoğlu konuşmasına, cumhuriyetçilik tartışmalarının Türkiye’de yalnızca Cumhuriyet’in ilanından sonra başlamadığına dikkat çekerek, bu düşüncenin kökenlerinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını ifade ederek başladı. Fransız Devrimi sonrası dönemde cumhuriyetçi düşüncenin Osmanlı topraklarında şekillenmeye başladığını belirten Turnaoğlu, Cumhuriyetin, halkın egemenliğini temsil eden bir yönetim biçimi olarak Osmanlı siyaset literatüründe ilk kez 18. yüzyılın sonlarında kullanılmaya başladığını söyledi. Napolyon’un Mısır’ı işgaliyle bu kavramın başlangıçta olumsuz bir anlam kazandığını, ancak 1830’lardan itibaren Osmanlı basınında daha yaygın biçimde yer aldığını aktardı.

Turnaoğlu daha sonra, 1848 Devrimlerinin ardından Osmanlı’ya sığınan göçmenlerin, cumhuriyetçi fikirlerin yayılmasında önemli bir rol oynadığını ifade etti. Bu dönemde Genç Osmanlıların cumhuriyetçilik üzerine tartışmalara başladığını, ancak doğrudan cumhuriyetçi bir yaklaşımı benimsemekten çok, anayasal monarşi fikrine yakın olduklarını belirtti. Özellikle Namık Kemal’in eserlerinde cumhuriyetin övüldüğünü ancak kendisinin anayasal monarşiyi tercih ettiğini vurguladı.

Turnaoğlu konuşmasının devamında, II. Abdülhamid dönemini cumhuriyetçilik tartışmalarında önemli bir kırılma noktası olarak ele alındı. Turnaoğlu bu dönemde Jön Türklerin cumhuriyet tartışmalarını daha fazla gündeme getirdiğini, ancak sansür politikalarının bu fikirlerin yayılmasını büyük ölçüde engellediğini dile getirdi. Tarsusi-zade Münif Bey gibi radikal cumhuriyetçi düşünürlerin, halkın egemenliğini savunan şiirler ve yazılar kaleme aldığını ancak bu fikirlerin geniş kitlelere ulaşamadığını da ekledi.

Turnaoğlu, II. Meşrutiyet döneminden sonra cumhuriyet fikrinin daha güçlü bir şekilde yayılmaya başladığını, özellikle adalet, hürriyet ve eşitlik gibi kavramların cumhuriyetçilikle ilişkilendirildiğini ifade etti. Kurtuluş Savaşı döneminde bu fikirlerin güç kazandığını ve 1922-1924 arasında farklı cumhuriyetçi yaklaşımların tartışılmaya başladığını belirtti. Turnaoğlu, İslami cumhuriyetçilik, liberal cumhuriyetçilik ve radikal cumhuriyetçilik gibi farklı yaklaşımlar arasında özellikle radikal cumhuriyetçiliğin, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ideolojisi olarak benimsendiğini ve Kemalizm’in bu bağlamda şekillendiğini ifade etti.

Son olarak Turnaoğlu, Türkiye’de cumhuriyetçiliğin 18. yüzyıl sonlarından itibaren var olan bir tartışma olduğunu ve bu fikrin Cumhuriyet’in ilanından önce de Türk siyasetinde önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Cumhuriyetçilik tartışmalarının Cumhuriyet’in ilanıyla sona ermediğini, farklı anlayışların halen varlığını sürdürdüğünü ve bu tartışmaların cumhuriyetçilik fikrinin gelişimi için gerekli olduğunu ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

Seminer, soru-cevap kısmı ile sona erdi.