2024-2025 Güz Dönemi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Seminerleri, Siyaset Psikolojisi Serisinin ikincisi, 27 Kasım 2024 Çarşamba günü Siyasal Bilgiler Fakültesi 7. Katta yer alan Toplantı Salonu’nda saat 17.00’da gerçekleştirildi. Bu kapsamda Dr. Nedim NOMER "Resolving Belief Conflicts through Political Theory: The Case of Two Ottoman Political Thinkers" başlıklı bir seminer sundu.
Nomer konuşmasına, siyaset ve felsefenin birbiriyle bağımsız olmadığını, bu iki disiplinin insan düşüncesinden beslendiğini ifade ederek başladı. Siyaset ve felsefenin bir araya geldiğinde siyasal düşünce, ideoloji ya da siyasal kuramları meydana getirdiğini öne süren Nomer, insan düşüncesinin en temel özelliğinin indirgenemezlik olduğunu savundu, sistematik bir düşünce oluşturmanın ve bunu savunmanın insanlara özgürlük alanı sağladığını vurguladı.
Nomer konuşmasının devamında, siyasal düşüncenin, insanların yaşadığı dönemin ve ortamın siyasi gerçekliklerine bağlı olarak geliştiğini ve bu durumun düşüncenin özgürlüğünü sınırlandırdığını öne sürdü. Ayrıca, hiçbir düşüncenin diğerlerinden bağımsız olmadığını dile getiren Nomer, bireylerin ya da grupların düşüncelerinin karşılıklı etkileşimle geliştiğini ifade etti. Bu bağlamda Nomer, her düşüncenin farklı kaynaklardan beslendiğini vurguladı.
Nomer daha sonra, 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başlarının siyasal düşünce açısından yoğun ve karmaşık bir dönem olduğunu ifade ederek, Osmanlı’da bu dönemde Batı’dan etkilenmeyi savunanlarla yerel değerlere yönelmeyi önerenler arasında bir çatışma yaşandığını aktardı. Ancak Namık Kemal ve Ziya Gökalp gibi düşünürlerin, bu ikiliği aşmaya çalıştığını ve Batı ile yerel kaynakların sentezinden bir "melez kültür" oluşturmayı önerdiklerini belirtti. Bu kapsamda Nomer, Namık Kemal’in Batılılaşmayı, reddetme mekanizmasıyla savunduğunu ve Osmanlı modernleşmesi ile yerel kültür arasında bir uyum olduğunu göstermeye çalıştığını söyledi. Öte yandan, Ziya Gökalp’in ise daha çok ayrımlaştırma mekanizmasını kullanarak Batıcılık türleri arasında ayrımlar yaptığını ve özcü değil faydacı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti.
Nomer son olarak, bilişsel psikoloji teorilerinin bu tür ikiliklerle başa çıkmada önemli bir rehber sunduğunu savundu. Reddetme, ayrımlaştırma ve aşkınlık mekanizmalarının, sosyal düşüncelerin karmaşıklığını anlamada etkili olduğunu dile getirdi.
Seminer, soru-cevap kısmı ile sona erdi.